Drone Ambulanslara Merhaba Deyin

drone ambulans


Hasta kişilerin iyileşmesi ve normale dönmesinde çok önemli rol oynayan bir kavram var: Zaman. Başımıza ne zaman geleceği belli olmayan sorunları öngöremiyoruz. Herhangi bir zamanda herhangi bir yerde önemli bir sağlık sorunu yaşayabiliriz. Örnek olarak ise kalp krizi zaman kavramının büyük öneminin olduğu durumlardan en kritik olanıdır. Kalp krizinden oluşan kayıpları en aza indirebilecek bir teknolojiye merhaba deyin; drone ambulans!

Yaklaşık 1 milyon Avrupalı, her yıl kalp krizi geçirmekte ve yalnızca %8’i hayatta kalabilmektedir. Ülkemizde ise her yıl ani kalp krizi geçirenlerin ölüm oranı %32. Hastaların %60’ı ise hastaneye zamanında yetiştirilemediği için hayatını kaybediyor. Kalp atışları durduktan sonra, beynin ölümü yaklaşık 4-6 dakikada gerçekleşiyor. Alec Momont’un tasarladığı Drone Ambulans projesi sayesinde ise kalp krizinde hayatta kalma oranı şaşırtıcı şekilde %80’lere çıkabilir.

Hollanda’nın Delft Teknoloji Üniversitesi’nden eski mühendislik öğrencisi olan Alec Momont, endüstriyel tasarıma dayalı sunduğu bitirme projesiyle özellikle acil sağlık ve yerinde müdahale hizmetlerinin, gelişen teknolojiyle beraber gelecekte nasıl şekillenebileceğine dair oldukça güzel bir bakış açısı sunuyor.

alec drone ambulans

Alec, drone’ların savaşlarda yoğun şekilde kullanılmaya başlanması ve medyada dillendirilen olumsuz görüşlerden ilham aldığını ve drone teknolojisini insanların belirli noktalarda karşılaştığı problemleri iyileştirmede önemli bir rol oynayacağı olumlu bir yaklaşımla uygulamak istiyordu. Alec’in bu projesi acil tıbbı yardım gerektiren durumlarda teknolojinin kullanılmasını içeriyordu ve hastaya acil yardım ulaştırılmasında en kritik önemi olan kalp krizine karşı olabilecek en çabuk çözümü sunuyordu.

Drone Ambulans Fikri

Alec, özellikle drone’lar söz konusu olduğunda, medyanın ve eleştirmenlerin olumsuz bakış açılarının aksine çok daha faydalı bir şekilde kullanılabileceğine inandı. İnsansız hava araçlarının gelişmiş savaş teknolojilerinin bir parçası haline gelmeye başlaması Alec’in canını sıksa da, o tüm bu süreçte drone teknolojisinin oldukça gelişmiş bir teknoloji olduğunu ve insan hayatını olumlu bir şekilde geliştirmek amacıyla kullanılabileceğini düşündü.

Alec’in kalp krizi sonucu hayatı sona eren bir komşusu vardı. Ambulans öngörülen sürede ulaşamadı ve talihsiz insanın hayatını kurtaramadı. O sırada Alec 23 yaşındaydı. Acil tıbbi ekipman taşıyan drone teknolojisinin zaman faktörünün kısa ve önemli olduğu tıbbi durumlara uygulamayı düşündü ve böylece “drone ambulans” projesini tasarladı.

Drone Ambulans Projesi

ambulancedrone

Alec’in geliştirdiği drone modelleri kalp krizi geçiren kişileri tekrar hayata döndürebilmek için içerisinde bir adet defibrilatör içermektedir. Bu drone, saatte yaklaşık 100 kilometre hızla hareket etme özelliğine sahip, tek kötü yanı ise yalnızca (yaklaşık) 10 dakika ömrü olan bir batarya kullanılmış olması. Altı adet pervaneye sahip olan bu modelde kolay fark edilebilmesi açısından sarı renk tercih edilmiş.

Alec, 12 kilometre karelik bir alanın hastaya defibrilasyon uygulamak için yeterli olacağını düşünüyor. Bu, birçok hastanın hayatta kalma oranının ciddi şekilde artması anlamına geliyor. Peki drone ambulans kullanımını mümkün kılmak amacıyla drone’ların konumlandırılması nasıl planlanıyor? Alec, her bir drone’u mesafeleri göz önünde bulundurarak Hollanda’nın çeşitli bölgelerine toplamda 3 bin drone kullanılmasını öngörüyor. Konuşlandırılacak bölgeler olarak ise telefon direklerini öneriyor. Bu yolla elle veya otonom kontrol yoluyla drone ambulanslar belirtilen bölgeye acilen yönlendirilebilir. Ayrıca, drone ambulans defibrilatöre güç sağlamak amacıyla ayrı bir hücre içermektedir, bu sayede defibrilatör 50 şok verebilir.

Çalışma Prensibi

– Drone ambulans, gelen acil çağrının yapıldığı konumu bulabilmek amacıyla GPS sistemini kullanır.
– Drone belirlenen bölgeye ulaştıktan sonra bir sağlık görevlisi ya da tıbbi konuda eğitim almış bir uzman, drone’a bağlı olan bir web kamerası yardımıyla hastaya yardımcı olan kişileri izleyebilir ve talimat verebilir.

Drone Yere İndikten Sonra Ne Yapmak Gerekiyor?

Drone belirtilen konuma indikten sonra, bir kişi drone üzerinde bulunan bir paneli açabilir ve hastayı tekrar hayata döndürmek için kullanılacak defibrilatörü çıkarabilir. Bir tıp uzmanı veya sağlık görevlisi uzaktaki kontrol merkezinden drone’un kamerası sayesinde olayları izleyebilir ve talimatlar verebilir.

Alec’in geliştirdiği bu drone ambulans modelinin tam olarak nasıl çalıştığını veya yere inişinden sonra uygulanan süreçleri bu videodan izleyebilirsiniz: 

 

Drone Ambulans’ın Geleceği

Alec Momont, defibrilatörlerin kalp krizi geçiren kişilere müdahale amacıyla drone ile taşınmasının acil tıbbi tedavi gerektiren alanlarda drone teknolojisinin potansiyelinin görülmesini sağlayabileceğine inanıyor. Bu sadece bir başlangıç, Alec drone ambulanslarını olabildiğince çok yönlü hale getirmek için bu teknolojiyi daha da doğaçlama yapmayı planlıyor. Alec, drone ambulansların hızını ikiye katlamayı ve daha hızlı sonuçlar alabilmeyi umuyor. Ayrıca yeni bir fikri var, drone ambulansların kriz geçiren hastaları kolayca ve etkin şekilde bulabilmelerini sağlamak amacıyla içine ısı algılayıcılar yerleştirmeyi planlıyor. Güneş enerjisi paneli kullanılması ise batarya ömrünü uzatabilecek bir başka uygulanabilir fikir. Bu drone ambulansların sadece defibrilatörleri taşımakla sınırlı olmadığı, gelecekte birçok diğer acil tıbbi ekipmanları hastalara ulaştırabilmek için kullanabilecekleri şekilde tasarlamaları da mümkün olabilir.

Alec’in geliştirdiği “Drone Ambulans” projesinden henüz hukuki sorunların aşılamamış olması sebebiyle faydalanılamıyor. Her yönüyle düşünüldüğünde oldukça fazla bir maliyet ortaya çıkıyor, öncelikle bunun daha uygun bir miktara indirgenmesi gerekiyor. Kurtarılabilecek olası yaşam sayısını göz önüne aldığımızda ise, bu teknolojinin yakında dünyanın çeşitli ülkeleri tarafından vatandaşlarının menfaati için uygulanabileceğini söylemek mümkün. Drone Ambulansın fiyatının düşmesiyle bu teknolojinin ülkeleri acil tıbbi durumlara müdahale ve tedavisinde gittikçe yaygınlaşması ise kaçınılmaz gözükmekte. Alec Momont’un bu başarısının ise kesinlikle dünyayı çok daha iyi bir yer haline getirebilecek asil bir çaba olduğuna dair hiçbir şüphe yok.