SwimRun Koşusunda Sınırlarınızı Zorlamaya Hazır mısınız?

swimrun kosusunda sinirlari zorlamaya hazir misin

Türkiye’de ilk defa gerçekleşecek olan SwimRun yarışı 7 Mayıs’ta Kilyos Sarıyer’de… Peki tam olarak nedir bu SwimRun? Bu yarış ilk defa İsveç’te 2006 yılında iki kafadar arkadaşın birbirleriyle girdikleri iddia sonucu başladı.

 

SwimRun: Her Şey Bir İddiayla Başladı

Dört macera yarışçısı arkadaş eğlenmek için sohbet esnasında “yahu şu karşıdaki adaya kadar yüzsek, sonra adayı koşarak geçsek ardından da diğer tarafından yine suya atlasak, bu sefer diğer adaya yüzsek yine koşsak diğer tarafından ana karaya yüzsek “diyerek karışık bir iddia atarlar ortaya.

Bu eğlenceli organizasyon sonralarında Dünya Şampiyonasının yapıldığı yüzlerce takımın yarıştığı bir yarışmaya dönüştü! Orijinal yarışmanın Ö till Ö (yani adadan adaya) olduğu yarışma her ülkede ayrı isimlerle organize ediliyor. Kimi adadan adaya kimi denizlerde kimi göllerde; yani koşu ve su hep yarışın merkezinde yer alıyor.

 

Parkura Uygun Ekipmanlar Belirlendi

Koşu ekibinden birinin “tüm bunları yaparken koşu ayakkabıları ayağımızda, wet suit üstümüzde, el paleti ve pullbuoy’larımız da yanımızda olsun; hiç taşımakla giyip çıkartmakla da uğraşmayalım” demesiyle koşuda kullanılacak olan ekipmanlar da belirlenmiş olur.

Bu zorlu parkurda yüzmeyi bir nebze kolaylaştıracak olan balıkadam elbisesine benzeyen Wet Suit’in yanı sıra koşu için Koşu Ayakkabısı gerekiyordu. Ayakkabıları değiştirecek zaman olmadığı için bacak arasında köpükten yapılmış yüzme havuzlarında antrenmanlarda kullanılan Pullbuoy gerekiyordu. Son olarak hızlı yüzmek için El Paleti gerekiyordu. İlk bakışta biraz karmaşık gözükse de bu yardımcı ekipmanlar sayesinde yarış biraz daha kolaylaştırılmış.

 

Önce Yüz Sonra Koş!

Yarışmada bay bayan gibi iki ayrı kategori bulunmuyor, tüm yarış karışık bir şekilde iki kişilik ekipler halinde gerçekleştiriliyor.

Burada işin zor kısmı wet suit ile koşmak ve koşu ayakkabısı ile yüzmek. Neden mi zor? Çünkü yüzme biter bitmez hemen koşu başlıyor, her şey anında hazır olmalı. Yüzme esnasında ayakkabı ağırlık yapabilir, hatta kişiyi batırabilir, bu sebeple bacak arasında Pullbouy, ellerde de el paleti olacak. Genel olarak yüzme zor gözükse de bu yardımcı ekipmanlar sayesinde biraz olsun kolaylaştırılmış.

Parkur işaretli ancak ülkemizde gerçekleşecek ilk yarışta doğaya zarar vermemek adına herhangi bir işaret koyulmayacak. Sporcuların kollarında bulunan GPS’li saatler navigasyon görevini üstleniyor olacak. Yarışa kayıt olanlara yarışmadan 3 gün önce yarışma parkurunun GPS koordinatları gönderilecek, yarışma günü herkes saatine bakıp doğru rotadan koşacak, yüzecek ve yarışı bitirmeye çalışacak. Bu yarışın normal uzunluğu 30 ile 45 km arasında değişmekte, ortalama 6 /10 km yüzme, 30 km veya 40 km koşu şeklinde gerçekleşiyor.

 

Türkiye SwimRun Yarışı Normaline Göre Daha Kolay

Türkiye’deki ilk yarış bu kadar zor olmayacak. Sprint dediğimiz daha hızlı ama kısa versiyonu organize edilerek yarış başlıyor, tüm yüzme ve koşu etaplarının uzunluğu ise 16.5 km. Bu parkurda ekipler toplam 4 kez 1.1km yüzecekler ve yine 4 etapta 15.4km koşacaklar.

Eğlence, macera ve sporun içi içe olduğu bu platformda yarışma alanının içinde bir de Expo Alanı olacak. Yani içinde spor ekipmanları, sağlıklı yiyecek ve içecek standları, sağlık üniteleri hatta hediyelik eşyalar ve oyuncakçı olan bir spor panayırı bile var. Eğlence, macera ve sporun iç içe olduğu bu platformda ayrıca ailelerin gelip tüm günü geçirebilmeleri için hem ailelerin katılabileceği küçük turnuvalar oluşturulmuş hem de çocuklar için koşu yarışmaları, okçuluk turnuvası gibi etkinlikler planlanmış.

Bu keyifli yarışın zorluklarının yanı sıra macera, spor ve eğlencenin tadına rahatlıkla varmanız için Acıbadem Mobil Sağlık Ekibi olarak herhangi bir Acil Sağlık sorununa karşı görevli doktorumuz ile birlikte bir ambulans ve 6 kişilik sağlık ekibimiz ile alanda yerimizi alacağız.

Unutmadan, bu organizasyon kendine bir ekip arkadaşı bulan ve malzemelerini hazırlayan 18 yaşından büyük tüm sporseverlere açık. Yepyeni maceralarla Kilyos’ta buluşmak üzere.